Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

KARABÜK MİLLETVEKİLLERİNE TARİHİ VE AÇIK ÇAĞRI!

Sayın Karabük Milletvekilleri; Karabük TBMM’de 3 milletvekili ile temsil ediliyor:

Sayın Karabük Milletvekilleri;

Karabük TBMM’de 3 milletvekili ile temsil ediliyor: 1 CHP, 2 AK Parti.

Ancak bugün tablo ortadadır: CHP Milletvekili Cevdet Akay, mutlak butlan kararı sonrası ikiye bölünen partisinde ve yeni parti karmaşasında kendi koltuk derdine düşmüş durumda. Seçildiği günden bu yana Karabük için varlığı da yokluğu da belli olmayan Sayın Akay’ın tek amacının, genel merkez nezdinde kendini gösterip bir dönem daha vekilliğini garantilemek olduğu aşikardır. O kendi adresinin ve koltuğunun peşindeyken, Karabük yangın yeri olsa da ne yazık ki onu ilgilendiren bir durum yoktur.

İşte tam da bu yüzden, asıl tarihi sorumluluk iktidar cephesinde, AK Parti Milletvekilleri Sayın Cem Şahin ve Sayın Ali Keskinkılıç’a düşmektedir.

Sayın Vekiller; artık Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gücünü ve ağırlığını Karabük’te hissettirmenin zamanı gelmedi mi?

Bizler sorunları görüyor, yazıyor ve halkın sesi oluyoruz. Peki siz bu sorunlar karşısında nasıl somut adımlar atıyorsunuz? Artık basının karşısına geçip her şeyi açık açık anlatmanız gerekmiyor mu?

Ama lütfen bu defa klasik usulle olmasın… “Şu yatırımı getirdik, bu destek sözünü aldık, falan bakan şu sözü verdi” söylemlerini bir kenara bırakalım. Doğrudan gazeteciler sorsun, siz net cevaplar verin.

SİZLERE AÇIK DAVETİMİZDİR:

Bizler, Karabük Doğru Haber ekranlarında iki milletvekilimizi aynı anda konuk etmek istiyoruz. Karşınızda sadece Karabük Doğru Haber sunucusu değil, kentimizin 2 bağımsız gazetecisi daha olsun. 3 gazeteci, 2 milletvekili… Buyrun, dobra dobra konuşalım. Biz halk adına soralım, siz şeffaflıkla cevaplayın. Çünkü Karabük halkı artık tekerlemeler değil, net cevaplar bekliyor!

Araştırmanız ve yayın öncesi dersinize çalışmanız için Karabük’ün acil çözüm bekleyen kanayan yaralarını bir kez daha masaya yatırıyoruz:

1. SAĞLIKTA NELER OLUYOR?

Sağlık Bakanımız Karabük’e geldi, gitti… Peki Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ne değişti? “Planlama yapacağız” denildi ancak bu planlama kaç yıl sonra hayata geçecek?

  • Daha yeni bir hasta nakil aracı yolun ortasında cayır cayır yandı!
  • Bir vatandaşımız acil servis kapısına sadece 20 metre mesafede kalp krizi geçirdi ve 10 dakika boyunca kaldırımda yattı. Hastaneden 1 dakika içinde müdahale etmek mümkünken ne yazık ki prosedürlere takılındı. En sonunda bir görevli “Sorumluluk bende” diyerek müdahale etti ama vatandaşımızı kaybettik. Belki zamanında dokunulsaydı yaşayacaktı!
  • “Muayeneye gelmişti, tahlil sonucunu beklemeden çıktı” diyerek suçu vatandaşa atanlar oldu. Peki o vatandaş o tahlil sonucunu neden beklemedi? Tahlil sonuçları saatler sonra veriliyor! Belki darlandı, sıkıntıya girdi, dışarı çıkıp bir nefes almak istedi… Belki de doktor veya personele soru sorduğunda azarlanmaktan çekindiği, “1 saat sonra gel” yanıtını aldığı için oradaydı. Ölen vatandaşa “Gitmeseydi” demek kolay; asıl zor olan “O vatandaş o kapıdan neden çıktı?” sorusunu sorabilmektir.
  • İl Sağlık Müdürü İsmail Kara başarılı gibi görünse de; sağlıkta yaşanan bu krizlerin aşılması için belki de daha vizyoner bir ismin göreve gelmesi gerekmektedir.

2. KARABÜK ÜNİVERSİTESİ VE REKTÖR FATİH KIRIŞIK

Aylardır Rektör Fatih Kırışık hakkında belgesiyle, deliliyle çıkmayan haber kalmadı. Üniversitenin hali ortada! Karabük’ün Türkiye genelinde akademide nasıl kötü bir imajla anıldığının farkında mısınız?

  • Bunun sorumlusu haberleri yapan biz gazeteciler mi, yoksa bu haberlere konu olan Rektör Kırışık mı? Rektör “Üniversite ivme kazandı” diyor ama kurum her geçen gün kan kaybediyor. Öğrenciler gelmemek için bahane arıyor, gelen mecburiyetten geliyor, birçoğu da okulu bırakıp gidiyor. Hani Cumhuriyet kenti Karabük? Hani üniversite şehri Karabük?
  • Nüfusumuz eridi, vekil sayımız 3’ten 2’ye düştü! Bunun sebebi biz değiliz. Üniversite özerk olabilir ama rektörü Sayın Cumhurbaşkanımız atıyor. Ona da birileri referans oluyor. Sayın Erdoğan Karabük’ü çok sever ve en iyisini ister ama kişileri birebir tanıyamaz. Burada sizin devreye girip, “Sayın Cumhurbaşkanım, biz şehri de kişileri de tanıyoruz; bu durum Karabük’e zarar veriyor” demeniz gerekmez miydi?
  • Karabük rektör yüzünden rezil oldu, öğrenci kaybetti. Ama hala bu kişiye güç yetmiyor. Bunun sırrı nedir? Söyleyin biz de bilelim, gidip biat edelim, elini öpüp “Büyük adamsın” diyelim!
  • Artık üniversitemizi kurtarın! Rahmetli Burhanettin Uysal’ın kurup adını şahlandırdığı kurumumuzu, gerçekten onun izinden gidecek, üniversiteyi daha yukarılara taşıyacak birilerine emanet edin!

3. BELEDİYE VE SEÇMENDEN KOPAN DESTEK

Karabük Belediyemiz her mahalleye yetişmeye çalışıyor, her yere aynı anda kazma vuruyor ama ne yazık ki yetişemiyor. Neden? Çünkü kasamızda para yok! Belediye Başkanımız belki bu sözlerimize alınacak, kızacak ama görünen köy kılavuz istemez. Belediyemiz, Batı Karadeniz’deki tek AK Parti belediyesi! Hizmet veya ödenek istendiğinde anında gelmeli; Sayın Erdoğan talimat verdiğinde “Planlıyoruz” değil, “Projemiz bu, uyguluyoruz” denilmeli.

4. İŞSİZLİK VE KARDEMİR GERÇEĞİ

İşsizlik aldı başını gidiyor. KARDEMİR neden bu konjonktürde öncü olup torpilsiz, adil ve ciddi alımlar yapmıyor? Neden genişlemiyor, neden bu şehirde 10 bin, 15 bin, hatta 20 bin kişiye ekmek kapısı olmuyor? KARDEMİR’de Karabüklülerin hiç mi lafı, sözü geçmiyor?

  • En basit örneği: Vagon boşaltma işçileri aylardır kapınıza geliyor. Sayın Bakanlarımız Alparslan Bayraktar ve Vedat Işıkhan konuyu yakından biliyor, talimat veriyor; ancak Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Muhammet Ali Oflaz bu işi bir türlü sonuca kavuşturmuyor.

SAYIN VEKİLLER;

Bizim asıl sorumuz şudur: Biz Karabüklüler olarak artık kendi memleketimizde söz hakkına sahip değil miyiz? Karabük halkının istedikleri değil de, acaba bizleri dışarıdan birileri mi yönetiyor?

Elbette konuşulacak, sorulacak konusuz çok ancak bunlar en acil olanlarıdır. Sizlerden artık Karabük için gözle görülür, somut adımlar bekliyoruz.

Umudumuz sizsiniz. İstiyoruz ki Karabük ulusal medyada “Rektör bunu yaptı”, “Vatandaş hastane bahçesinde öldü” haberleriyle değil; tüm Türkiye’nin “Karabük gerçekten buymuş!” diye takdir ettiği haberlerle anılsın.

Ekranlarımız da, köşe yazılarımız da size açıktır. Buyrun, halkın karşısına çıkın ve cevap verin!

SON SÖZ

Sayın Cem Şahin…
Sayın Ali Keskinkılıç…

Bu çağrı bir eleştiri değil, Karabük halkının beklentisinin açık bir ifadesidir.

Karabük; sağlıkta, eğitimde, istihdamda ve yatırımlarda daha güçlü adımlar beklemektedir.

Biz gazeteciler olarak soru sormaya devam edeceğiz.

Sizlerden beklenti ise nettir:

Karabük’ün tüm sorunlarının açıkça konuşulduğu, hiçbir sorunun cevapsız kalmadığı bir ortamda halkın karşısına çıkın.

Çünkü mesele siyaset değil…

Mesele Karabük’tür.

Ve Karabük bunu fazlasıyla hak etmektedir.