Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

KARDEMİR KARABÜK’TEN KOPTU!

KARDEMİR KARABÜK’TEN KOPTU!Cumhuriyet’in Demir Yumruğu Artık Kime Sıkılıyor?Bir zamanlar “Türkiye’de

KARDEMİR KARABÜK’TEN KOPTU!
Cumhuriyet’in Demir Yumruğu Artık Kime Sıkılıyor?
Bir zamanlar “Türkiye’de bir şehir kuruldu” başlıklarıyla tarihe geçen Karabük’ün hikâyesi, aslında bir fabrikanın hikâyesiydi. Evet, Karabük varsa bunun en büyük sebebi KARDEMİR’di. Ama bugün soruyoruz:
O fabrika hâlâ bu şehrin midir?

KARDEMİR, Karabük’ün alın teridir, göz nurudur. Sadece demir değil, bir şehir inşa etmiştir. Ama bugün Karabük’ün ortasında yükselen bacalar sadece duman değil, hayal kırıklığı, sessizlik ve mesafe de püskürtüyor. KARDEMİR artık bu kentin bir parçası mı? Yoksa sadece ismini Karabük’ten alıp sırtını dönen bir “sermaye devine” mi dönüştü?

“KARDEMİR VARSA KARABÜK VAR” DİYENLER NEREDE?
Bir zamanlar KARDEMİR iflasın eşiğine geldiğinde sokaklar dolmuş, Karabüklüler ellerinde bayraklarıyla, çocuklarıyla, bedenleriyle fabrikanın kapısına dayanmıştı. Doktor, öğretmen, işçi, esnaf, boyacı… Herkes tek bir şey için ayaktaydı:
“Fabrika bizimdir!”

Bugün ne değişti?
O halkın çocukları şimdi çuruf yığınlarına, simsiyah dumanlara, ağır metallere ve sessizliğe mi mirasçı oldu?

ÇURUF GÖBEĞİMİZDE, ZEHİR DAMARLARIMIZDA!
KARDEMİR’in tam kalbimizde kalan çuruf (tumba) sahası, artık sadece atık değil; aynı zamanda vicdan kirliliği saçıyor.
Karabük’ün merkezinde, yüzlerce metrekarelik alan kaplayan bu çirkinlik, hâlâ aktif olarak kullanılıyor. Araç Çayı’na ne karışıyor, Karabük’ün havasına ne salınıyor bilen yok…
Bilen varsa da konuşmuyor.

ARAÇ ÇAYI: YERALTI DEĞİL, YÜZÜMÜZDEN AKAN KAN!
Bir zamanlar çocukların kenarında oynadığı, yaz aylarında serinlenen Araç Çayı artık kimyasallarla kararmış bir atık kanalı gibi.
Halk göz göre göre zehirleniyor.
Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, yürüdüğümüz sokak her geçen gün biraz daha grileşiyor.
Peki Karabük Belediyesi bu konuda ne yapıyor?

Karabük basını neden sessiz kalıyor ?
KARDEMİR, Karabük basınına her yıl “reklam” adı altında ücretler ödüyor.
Peki bu reklamlar neden veriliyor? Gazetelerde, haber sitelerinde fabrika tanıtımı yapın diye mi?
Sorunun cevabı basit:
Bu paralar reklam değil, susturma ücreti olarak algılanıyor olabilir mi ?

Yerel basının sessizliği başka nasıl açıklanır?
Neden çevre kirliliği, sağlık riskleri, çuruf sahası, dereler konuşulmuyor?
Halkın sesi kimin cebine girdi de buharlaştı?
Karabük basını bunu da sorgulamalı. Görüntüler ortada.

BELEDİYE DIŞLANDI MI, YOKSA DİRENİYOR MU?
Bugünün Karabük Belediyesi, KARDEMİR’in çevresel sorumluluklarını talep ediyor mu, yoksa sadece izliyor mu?

Bazı kaynaklara göre Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, fabrikanın Karabük’e karşı olan maddi-manevi borçlarını tahsil etmekte zorlanıyor.
Kimi çevrelerse bu durumun nedeni olarak Çetinkaya’nın “gizli anlaşmalara dâhil olmamasını” gösteriyor.

Yani Karabük’ün belediyesi, sisteme entegre olmadığı için mi dışlanıyor?
Bu yüzden mi KARDEMİR istediği gibi hareket ediyor, şehir merkezinde çuruf yığını bir utanç abidesi gibi yükselmeye devam ediyor?

KARABÜK HALKI SESSİZ KALMAYACAK MI?
Karabük, sadece bacalardan çıkan dumanla değil;
basının sessizliğiyle, siyasetin duyarsızlığıyla, kentin kirlenen kimliğiyle boğuluyor.

Bugün sorulması gereken sorular var:

KARDEMİR bu kente ne verdi, neyi geri aldı?

Karabük Belediyesi neyi istiyor, neyi alamıyor?

Basın neyi görüyor ama yazmıyor?

Ve en önemlisi: Karabük halkı tüm bunları ne kadar daha sineye çekecek?

SON SÖZ:
Karabük’ün göbeğinden yükselen duman, artık sadece demir değil.
Aynı zamanda şüphe, sessizlik, ihmal ve kirlilik…

Ve biz soruyoruz:

KARDEMİR hâlâ Karabük’ün kalbinde mi? Yoksa Karabük, KARDEMİR’in vicdanında çoktan silindi mi?

Reklamı Geç