Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

KARABÜK’TE SAĞLIKTA ŞİKÂYETLER BÜYÜYOR!

PERSONEL TUVALETE BİLE GİDEMİYOR, HASTALAR SAATLERCE BEKLİYOR Karabük Eğitim ve

PERSONEL TUVALETE BİLE GİDEMİYOR, HASTALAR SAATLERCE BEKLİYOR

Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesiyle ilgili hasta ve sağlık çalışanlarından gelen şikâyetlere her geçen gün yenileri ekleniyor. Daha önce ortopedi hastalarının belirli medikal firmalara yönlendirildiği, bazı ürünlerin yüksek fiyatlarla satıldığı ve doktor–medikal firma ilişkilerinin araştırılması gerektiği yönündeki iddiaları gündeme taşımıştık. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu iddialar hakkında İl Sağlık Müdürlüğünden hâlâ kapsamlı bir açıklama yapılmadı.

Karabük Doğru Haber’e ulaşan ihbarlarda, bazı hastaların tıbbi gereklilik konusunda yeterince bilgilendirilmeden protez ameliyatlarına yönlendirildiği; PRP ve benzeri enjeksiyonları, anlaşmalı olduğu öne sürülen medikal firmalardan yüksek fiyatlarla almalarının istendiği iddia edildi. Bu iddiaların ancak SGK kayıtları, hasta dosyaları, reçeteler, hastane alımları ve firma bağlantıları üzerinde yapılacak bağımsız bir incelemeyle aydınlatılabileceği belirtiliyor.

“İĞNE MESELESİNDE” CEVAP BEKLEYEN SORULAR VAR

Kamuoyunda “iğne meselesi” olarak bilinen uygulamanın uzun süredir Karabük sağlık sisteminin kanayan yaralarından biri olduğu ifade edilirken, söz konusu iğnelerin son dönemde hastane tarafından temin edilmeye başlandığı da öne sürülüyor. Ancak bu konuda kamuoyuna yapılmış ayrıntılı bir açıklama bulunmuyor.

İğneler hangi firmadan, hangi yöntemle ve hangi bedelle temin ediliyor? Hastalardan herhangi bir ücret alınıyor mu? Daha önce hastaların medikal firmalara yönlendirildiği iddiaları doğru mu? Önceki uygulama neden değiştirildi? Bütün bunlar yetkililer tarafından şeffaf biçimde cevaplandırılması gereken sorular arasında bulunuyor.

ÜÇ CİHAZDA GÜNDE YAKLAŞIK 1.200 TETKİK

Şikâyetler yalnızca medikal firma ilişkileriyle sınırlı değil. Acil servis, ameliyathane, yataklı servisler ve özellikle radyoloji biriminde ciddi personel yetersizliği yaşandığı; mevcut personelin ağır iş yükü ve mobbing altında çalıştırıldığı ileri sürülüyor.

Gelen şikâyetler üzerine yaptığımız araştırmalar sonucunda, radyoloji birimindeki üç röntgen cihazında günde ortalama 1.200 tetkik gerçekleştirildiği bilgisine ulaştık. Daha önce her odada iki tekniker görev yaparken, çalışan sayısının oda başına bir teknikere düşürülecek şekilde liste hazırlandığı iddia edildi.

Sağlık çalışanları, bu düzenlemenin hayata geçirilmesi hâlinde mola vermenin, yemek yemenin ve tuvalete gitmenin dahi mümkün olmayacağını belirtiyor. Personel sayısının azaltılmasının çalışan sağlığının yanında hastaların alacağı hizmeti de doğrudan olumsuz etkileyeceği dile getiriliyor.

YEMEK MOLASI 15 DAKİKAYA KADAR DÜŞTÜ İDDİASI

Karabük Doğru Haber’e ulaşan sağlık çalışanları, yoğunluk ve yorgunluk nedeniyle çoğu zaman görev yerlerinden ayrılamadıklarını, yemeklerini dışarıdan söyleyerek dinlenme odalarında veya çalışma alanlarında yemek zorunda kaldıklarını aktardı. Bunun yalnızca iş yoğunluğundan değil, hastane yemekhanesinde verilen yemeklerin kalitesine yönelik şikâyetlerden de kaynaklandığı ifade edildi.

Acil röntgen biriminde çalışan sayısının azaltılmasının ardından teknikerlerin yaklaşık 15’er dakikalık yemek molalarıyla yetinmek zorunda kaldıkları, ardından yeniden görevlerinin başına döndükleri ileri sürüldü.

Karabük Doğru Haber olarak görüntüleme merkezindeki yoğunluğu yaklaşık 2 saat 30 dakika boyunca yerinde takip ettik. Hastaların işlemleri için uzun süre sıra beklediğini, personelin ise yoğunluğa rağmen hizmeti aksatmamak için büyük bir çaba gösterdiğini gözlemledik. Yemek molasına çıkamayan çalışanların dışarıdan döner ve ayran söyleyerek bir taraftan hastaların işlemlerini yetiştirmeye, diğer taraftan öğle yemeklerini görev yerlerinde geçiştirmeye çalıştıklarına şahit olduk.

“DEVLET BİZİZ, NE EMREDİYORSAK YAPACAKSINIZ” İDDİASI

Haber merkezimizin gözlem yaptığı sırada, poliklinikte yaşanan yoğunluk nedeniyle öğle arasında bulunan hastaların röntgen işlemlerinin sürdürülmesinin istendiği ileri sürüldü. Çalışanlar, öğle molasında poliklinik hastalarının röntgenlerinin çekilmesi ve bazı hastaların acil röntgen birimine yönlendirilmesi konusunda kendilerine baskı yapıldığını iddia etti.

Personelin bu uygulamanın çalışma düzenine ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz etmesi üzerine, bir idarecinin “Devlet biziz, ne emrediyorsak yapacaksınız” şeklinde ifadeler kullandığı öne sürüldü. Yaşanan tartışmalar sırasında bir müdür yardımcısının itiraz eden çalışanın üzerine yürüdüğü ve “Çekmezseniz işinizden olursunuz” diyerek tehditte bulunduğu da çalışanların iddiaları arasında yer aldı.

Daha önce gerçekleştirildiği belirtilen başka bir toplantıda ise bir hastane yöneticisinin, “Başhekimin adam asma dışında her şeye yetkisi var. Ne diyorsak, nasıl diyorsak öyle çalışmak zorundasınız” ifadelerini kullandığı ileri sürülmüştü.

Bu sözlerin kullanılıp kullanılmadığı, personelin öğle molasında çalışmaya zorlanıp zorlanmadığı ve yöneticiler tarafından çalışanlara tehdit ya da baskı uygulanıp uygulanmadığı derhâl araştırılmalıdır.

TUTANAKLAR SÜMEN ALTI MI EDİLİYOR?

Çalışanlar, yaşanan olaylarla ve çalışma koşullarıyla ilgili tutanak tuttuklarını, hazırlanan belgeleri hastanenin evrak kayıt birimine teslim ettiklerini ve CİMER’e de şikâyette bulunduklarını açıkladı.

Ancak hastane içerisindeki “ahbap-çavuş ilişkileri” nedeniyle tutanakların sümen altı edildiği; şikâyette bulunan, tutanak tutan veya çalışma koşullarındaki haksızlıklara itiraz eden personele daha sonra mobbing uygulandığı öne sürüldü. Sağlık çalışanları, mobbingin artık ileri boyuta ulaştığını ve itiraz eden personelin işini kaybetmekle tehdit edildiğini iddia ediyor.

Bu noktada hastane yönetiminin cevaplaması gereken önemli sorular bulunuyor: Evrak kaydına giren tutanaklarla ilgili herhangi bir idari inceleme başlatıldı mı? CİMER başvurularına nasıl cevap verildi? Şikâyetçi çalışanlar üzerinde baskı kuruldu mu? Tutanağa konu olan yöneticilerin ifadeleri alındı mı?

BASIN MENSUPLARINA DA CEVABIMIZ VAR

Bütün bu iddialar gündemdeyken İl Sağlık Müdürlüğünden açıklama bekliyorduk. Ancak haberlerimize normal şartlarda konu etmememiz gereken bazı basın mensuplarının açıklamaları, Karabük Doğru Haber’e cevap hakkı doğurdu.

Saygı duyduğumuz basın mensubu büyüklerimize açıkça ifade etmek isteriz: Biz hiçbir doktorun mesleğine, bilgisine veya yaptığı işe söz söylemiyoruz. Söz konusu doktorlar kendi branşlarında son derece başarılı olabilir. Bu başarıyı takdir etmek başka, hastaların ve çalışanların dile getirdiği ciddi iddiaların araştırılmasını istemek başka bir konudur.

Doktorlar verdikleri sağlık hizmetinin karşılığında devlet tarafından maaşlarını almaktadır. Mesai dışında yaptıkları çalışmaların karşılığı da mevzuat çerçevesinde kendilerine ödenmektedir. Mesleki başarı; hiç kimseye hasta yönlendirme, medikal firma ilişkileri veya kişisel menfaat iddiaları karşısında dokunulmazlık sağlamaz.

Başarılı bir hekimin adı bu tür iddialarla anılıyorsa yapılması gereken, sorgusuz şekilde savunmak değil; gerçeğin belgeleriyle ortaya çıkarılmasını istemektir.

Bu şikâyetleri biz üretmedik. Mağduriyet yaşadığını söyleyen hastalarla ve ağır çalışma koşullarından şikâyet eden sağlık personeliyle görüştük, iddiaları araştırdık ve kamuoyuna taşıdık. Bazı doktorlarla veya yöneticilerle kurulan yakınlıklar nedeniyle vatandaşın ve sağlık çalışanlarının şikâyetleri görmezden gelinmemelidir.

Bir basın mensubunun randevu almadan muayene olabilmesi veya kişisel ilişkileri sayesinde sağlık hizmetine kolay ulaşabilmesi, saatlerce sıra bekleyen vatandaşın yaşadığı sıkıntıyı ortadan kaldırmaz.

Kusura bakılmasın; kişisel yakınlıkları vatandaşın mağduriyetinin önüne koymak gazeteciliğin değil, kişisel çıkarların savunulması anlamına gelir. Bizim görevimiz doktorları veya yöneticileri memnun etmek değil; vatandaşın hakkını, sağlık çalışanlarının çalışma huzurunu ve kamu yararını savunmaktır.

Mesleki başarı, hastalar üzerinden kişisel menfaat sağlandığı yönündeki iddiaların araştırılmasına engel değildir. Yanlış bir uygulama yoksa yetkililer belgeleriyle açıklama yapmalı; varsa sorumlular hakkında gerekli işlemler başlatılmalıdır.

KARABÜK KAMUOYU CEVAP BEKLİYOR

Personel yetersizliği, hasta yoğunluğu, medikal firma ilişkileri, tehdit ve mobbing iddiaları büyümeye devam ederken İl Sağlık Müdürlüğünün sessizliğini sürdürmesi kabul edilemez. Bu sorunlara kalıcı bir çözüm üretilmemesi hâlinde, sağlık yönetiminde köklü bir değişimin gündeme gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

Karabük kamuoyu şu sorulara açık ve belgeli cevap bekliyor:

  • İğneler hangi firmadan, hangi yöntemle ve hangi bedelle temin ediliyor?
  • Hastalardan bu ürünler için herhangi bir ücret alınıyor mu?
  • Hasta yönlendirme ve medikal firma ilişkileri araştırılacak mı?
  • Radyoloji birimindeki personel sayısı neden azaltılıyor?
  • Çalışanlar öğle molalarında çalışmaya zorlanıyor mu?
  • Personele tehdit ve mobbing uygulandığı iddiaları incelenecek mi?
  • Evrak kaydına verilen tutanaklar hakkında hangi işlemler yapıldı?
  • Sağlık çalışanlarının ve saatlerce bekleyen hastaların sesine ne zaman kulak verilecek?

Karabük Doğru Haber olarak bütün tarafların cevap hakkına saygı duyduğumuzu bir kez daha belirtiyor; İl Sağlık Müdürlüğünü ve hastane yönetimini iddialara ilişkin kapsamlı, şeffaf ve belgeli bir açıklama yapmaya davet ediyoruz.