Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR!SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ DERİN UYKUDA!

KARABÜK’TE SAĞLIK ÜZERİNDEN RANT İDDİALARI: DOKTORLAR, MEDİKAL FİRMALARI, SGK KAYITLARI

KARABÜK’TE SAĞLIK ÜZERİNDEN RANT İDDİALARI: DOKTORLAR, MEDİKAL FİRMALARI, SGK KAYITLARI VE SÜMEN ALTI EDİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLEN ŞİKÂYETLER…

Karabük’te sağlık hizmetleri üzerinden maddi çıkar düzeni kurulduğu yönündeki iddiaları gündeme taşıdığımız haber büyük ses getirdi. Haberimizin ardından hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanı olduğunu belirten kişiler tarafından yapılan yorumlar, iddiaların yalnızca birkaç iğnenin satışından ibaret olmadığını gündeme getirdi.

Doktor–medikal ilişkilerinden poliklinik odalarına, ameliyatlarda kullanılan malzemelerden SGK’ya gönderildiği ileri sürülen faturalara ve işleme alınmadığı öne sürülen şikâyet dosyalarına kadar uzanan iddialar, Karabük’te sağlık sisteminin kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

İddiaların odağındaki isimlerden birinin Karabük İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkanı Yüksel Korkut olduğu belirtiliyor. Korkut’un, haklarında çok sayıda şikâyet bulunduğu ileri sürülen bazı doktorları koruduğu ve şikâyetlerin işleme alınmasını engellediği iddia ediliyor.

Önemle belirtelim: Haberimiz bütün doktorları ve sağlık çalışanlarını zan altında bırakmayı amaçlamamaktadır. Haberimizde yer alan iddialar, tarafımıza ulaşan hasta, hasta yakını, tanık ve çalışan beyanlarında adı geçen kişilerle sınırlıdır. İddialar henüz resmî makamlar tarafından doğrulanmamıştır.

40’A YAKIN ŞİKÂYET NEDEN İŞLEME ALINMADI?

Haber merkezimize ulaşan beyanlara göre H.İ. isimli doktor hakkında, hastaların eklem içi sıvı kaybında kullanılan iğneleri satın almaları için belirli medikal firmalarına yönlendirilmesi başta olmak üzere farklı konularda 40’a yakın şikâyet dosyası bulunduğu ileri sürülüyor.

İddiaya göre poliklinikte muayene edilen hastanın eline küçük bir not kâğıdı veriliyor. Bu kâğıda iğnenin adı yazılıyor, medikal firmasının adresi tarif ediliyor ve hastadan ürünü söz konusu firmadan temin ederek yeniden hastaneye gelmesi isteniyor. Bazı durumlarda iğnelerin hastaların adreslerine kadar teslim edildiği de öne sürülüyor.

Yaklaşık 7 bin 500 liraya satıldığı belirtilen iğnenin tek doz olacağını düşünen hastaların, 15 gün sonra yeniden kontrole çağrıldığı ve ilk uygulamanın yeterli olmadığı söylenerek ikinci, hatta üçüncü iğneye yönlendirildiği iddia ediliyor.

Böylece bir hastanın cebinden kısa süre içerisinde 22 bin 500 liraya kadar para çıktığı belirtiliyor.

Şimdi cevap bekleyen soru şu: H.İ. isimli doktor hakkında bulunduğu ileri sürülen onlarca şikâyet gerçekten İl Sağlık Müdürlüğüne ulaştı mı? Ulaştıysa bu dosyalara hangi işlemler yapıldı? Herhangi bir soruşturma başlatıldı mı? Şikâyetlerin sümen altı edildiği iddiası doğru mu?

Bu noktada H.İ. isimli doktoru koruduğu ve şikâyetlerin işleme alınmasını engellediği öne sürülen kişinin Yüksel Korkut olduğu iddialar arasında yer alıyor.

İĞNE BAŞINA YÜZDELİK ÖDEME Mİ YAPILIYOR?

Hasta ve tanık beyanlarında yer alan en çarpıcı iddialardan biri de bazı doktorlarla medikal firmaları arasında iğne başına yüzdelik ödeme anlaşması bulunduğu yönünde.

Satılan her iğne karşılığında anlaşmalı doktorlara ödeme yapıldığı, hangi hastanın hangi firmadan ürün aldığının ajandalara kaydedildiği ve doktorlarla firma yetkililerinin yemekli toplantılarda bir araya geldiği ileri sürülüyor.

Aynı iddialarda U.D. isimli doktorun da hastaları belirli firmalara yönlendirdiği ve yapılan satışlardan haksız kazanç elde edildiği öne sürülüyor. İğnelerin temin edildiği firmalardan birinin ise Safranbolu’da bulunan Y. Medikal olduğu iddia ediliyor.

Piyasada aynı veya benzer ürünlerin 1.500–1.800 lira bandında bulunduğu iddiası doğruysa, hastalara yaklaşık 7 bin 500 liraya satıldığı belirtilen ürünler arasındaki fiyat farkı nasıl açıklanacaktır? Ürünlerin gerçek alış ve satış bedeli nedir? Hastalara fatura verilmiş midir? Ürün Takip Sistemi kayıtlarıyla satış faturaları birbiriyle uyumlu mudur?

MEDİKAL FİRMA YETKİLİSİ POLİKLİNİK MUAYENESİNDE NE YAPIYOR?

U.D. isimli doktorun yanında sürekli bulunduğu öne sürülen Ö. isimli medikal firma yetkilisi hakkındaki iddialar da dikkat çekiyor.

Ö. isimli kişinin yalnızca ameliyatlarda kullanılan ortopedik ürünlerle ilgili teknik destek vermediği; poliklinik muayeneleri sırasında da doktorun yanında bulunduğu ve adeta bir sağlık personeli gibi hareket ettiği ileri sürülüyor. Söz konusu kişi hakkında soruşturma açıldığı da iddialar arasında.

Bir medikal firma temsilcisi hastanın muayene edildiği odada hangi yetkiyle bulunmaktadır? Hastanın açık rızası alınmakta mıdır? Hastaya ait özel sağlık bilgileri bu kişi tarafından görülmekte veya duyulmakta mıdır? Firma temsilcisinin görevi ameliyatta kullanılan malzemelerle ilgili teknik destek vermekle sınırlıysa, poliklinik muayenesindeki varlığının gerekçesi nedir?

Doktorlarla medikal firma temsilcileri arasındaki hastane dışına taşan yakınlığın yalnızca mesleki bir ilişkiye dayanıp dayanmadığı da açıklığa kavuşturulmalıdır.

AKRABALIK BAĞI BULUNAN FİRMALARLA BİLİNÇLİ BİR SİSTEM Mİ KURULDU?

İğne satışını gerçekleştirdiği öne sürülen medikal firmalarının farklı iş yerleri olarak faaliyet göstermelerine rağmen aralarında akrabalık bağları bulunduğu iddia ediliyor.

Ayrıca milyonlarca lira ödenerek isim hakkının alındığı ileri sürülen bir güzellik merkeziyle de ortaklık bulunduğu öne sürülüyor. Söz konusu merkezin, iğne satışı ve hasta yönlendirmeleri üzerinden elde edildiği iddia edilen kazançlarla açıldığı; gelirlerin dikkat çekmemesi amacıyla böyle bir ticari sistem kurulduğu ileri sürülüyor.

Bu iddialar, “Birbirinden bağımsız firmalar mı söz konusu, yoksa hasta yönlendirmeleri için bilinçli biçimde kurulmuş bir satış ağı mı bulunuyor?” sorusunu gündeme getiriyor.

İşlemlerin evrak üzerinde resmî ve prosedüre uygun gösterilmiş olabileceği; ancak perde arkasında hasta yönlendirme, komisyon ve çıkar ilişkisi bulunduğu yönündeki iddialar açık biçimde araştırılmayı bekliyor.

HABERİMİZİN ARDINDAN DİKKAT ÇEKEN YORUMLAR

Haberimizin ardından yapılan bazı yorumlarda çok daha ağır iddialar gündeme getirildi. Aşağıdaki ifadeler sosyal medya kullanıcılarının kendi beyanlarıdır. Yazım ve anlatım biçimlerine müdahale edilmemiştir. Yorumlarda yer alan iddialar haber merkezimiz tarafından doğrulanmış bilgiler olarak değil, incelenmesi gereken kullanıcı beyanları olarak yayımlanmaktadır:

“Bırakın siz igneyi falan ameliyathanede ve yogun bakimlardaki dönen dolaplari ve yolsuzluklari bilseniz bu kadar olur ancak dersiniz. Şehirde dükkanı dahi bulunmayan ayrica tipla saglikla ilgisiz karabuk ve farklı şehirlerden gelen medikal firma sahiplerinin doktor korumasina alınmasiyla saglikci önlügü giyip hastanenin her biriminde ozellikle ameliyathane ve yogun bakim unitelerinde rahat rahat dolaşabilmesi herseyi apacik gosteriyor aslinda.

Çok basit şekilde anlamanız için şöyle anlatayım; Özellikle ortopedi, kalp damar ve kardiyoloji hastalarinin ameliyati esnasinda kullanilmis gosterilen malzeme listesini ve fiyatlarini ameliyatin sonunda bu medikal firma sahipleri hazirlar. (Stentler, kataterler, kalça ve diz protezleri, vida setleri, rod sistemleri, plak ve çiviler, otolog ve sentetik greftler, vasküler krepler ve yamalar vs.vs.) Özel hastaneye barkodsuz şekilde daha uygun fiyata satilan malzemelerin barkodlarini ellerinde tutar, sanki karabuk arastirmadaki ameliyatta kullanilmis gibi gostermek icin hastanin ameliyat dosyasina ellerindeki barkodlari yapistirirlar.

Hazirlanan barkodlu malzeme listesini ameliyati yapan doktor imzalar ve kamu istek formuna iliştirip dosyayi mali işler biriminin önüne gonderir. Satinalma birimi mail işler biriminin onayiyla ödemenin yapilmasi için tüm resmi evrakları hazirlar ve faturalar medikal firmaya ödenmeye hazir hale getirilir.

En çok ameliyat gerçekleştiren 8 doktorun ve hastanenin içinde en çok gezinen 4 medikal firma sahiplerinin son 5 yila ait mali yapısı incelensin zaten bütün yolsuzluklar ve hortumlamalar ortaya çıkar. Hastane idaresinin tek derdi hastalarin tedavisi görülsünki hastalardan saglik bakanligina ve cimere şikayet gitmesin. Doktor imzalamissa evraklari zaten idarede her şekilde dosyayi tamamliyor. Boylece yüksek maliyetli ameliyatlarin faturalari kontrol ve denetim mekanizmasi olmadan SGK ya ödettiriliyor. Özellikle müdürlerin ve yardimcilarin abartısız %80 liyakatsizdir. Erkan Dogan gibi 10 idareci daha lazım bu hastaneye.”

“2 yada 3 yıl önce araştırma hastanesinde ismi çok ünlü bi ortopedi doktoruna İstanbul’dan gelen annem gitti dizinde sıvı kaybı şikayeti ile doktor iğne dedi ismini verdi hatta nereden alacağının adresini bile verdi gittik fiyat sorduk 5 bin TL dediler annem ben istanbulda da bulurum dedi gitti 1500 TL ye iğneyi buldu o haysiyetsiz karaktersiz de hala hizmete devam ediyor.”

“Bu haber bir iddia değil doğru o hastalardan biride benim bana dedikleri iğne 4.750tl idi ben yaptırmadım almadım çünki hastane veznesine ücret ödeyip öyle yapıyor hekim verdikleri calsiyumda 3ay kullancan 4.500tl tutuyor onuda almadım böyle bir saçmalık olmaz artık herşeyi ticaret aracı yapmışlar”

“Evet doğrudur biz bı düşelim dedim iğne yi son çıkarken de ağrı kesisci yazarmisininz dedik yazmadı iğneyi kabul etmediğimiz için …… Yeni olan bı durum değil yıllardır olan bı durum”

“Ne bu ki ben 40 bin verdim bir umut işte belki iyi olurum diye maalesef hiç fayda vermedi”

“Ortopedinin önünde kayserili ve at kuyruk saçı olan değnekçi eline gideceğin yerin adresini ve isimleri yazarak veriyor,ama rant çanağı ortak gözüküyor.”

“dr gidiyorsun eline firmanın broşürünü veriyor al gel dizine yapalım diye araştırılsın her yer patlar”

“Yıllardır yaşanılan birşey .medyaninda ilkdefa olmuş gibi haber yapmasıda komik. Özellikle safranboludaki hastaların 7 den 70 e yaş sınırı olmaksızın genelinde topluca sıvı kaybı rahatsızlığı meydana geldi bir kaç yıldır .tabiri caizse atı alan Üsküdarlı geçti yani yıllardır.”

“AYNEN Bende Ortapedi uzmanı şimdi prf olmuş uygar hocanın bu İĞNELERİ RECETE YAPARKEN SADECE AL GEL DİYOR 4 DEFA İĞNE UYGULAMASI YAPILDI HASTAYA. SON UYGULAMA ALGOLEJİ SERVİSİNDE GÖRÜNTÜLÜ ENJEKTE OLMASI GEREKİRKEN BU HOCA HOYRAT BİR ŞEKİLDE ENJEKTE ETTİ. SONRA HASTA ESKİŞEHİR ALGOLEJİDE TEDAVİ OLDU ORADAKİ UZMANLAR BU GİBİ İĞNELERİ KALÇADAN GÖRÜNTÜLÜ OLARAK UYGULAMA YAPILMASI AKSİ TAKDİRDE FELÇ, E KADAR VAHİM SONUÇLARI OLACAĞINI BİLDİRDİ.”

YORUMLARDAKİ BARKOD VE FATURA İDDİALARI ARAŞTIRILACAK MI?

Haberimize yapılan yorumlarda ameliyatlarda kullanıldığı gösterilen tıbbi malzemelerin barkodları, hasta dosyaları ve SGK’ya gönderilen faturalar hakkında son derece ciddi iddialar yer aldı.

Bu iddiaların doğru olup olmadığının anlaşılması için ameliyat dosyalarındaki ürün barkodları, Ürün Takip Sistemi kayıtları, kamu istek formları, satın alma evrakları, medikal firma faturaları ve SGK ödeme kayıtları karşılaştırılmalıdır.

Hastanede en fazla ameliyat gerçekleştiren doktorlarla en fazla tıbbi ürün sağlayan medikal firmalarının son yıllardaki işlem ve fatura kayıtları incelendiğinde iddiaların doğru olup olmadığı açıkça ortaya çıkacaktır.

SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ NEDEN SESSİZ?

Karabük İl Sağlık Müdürü İsmail Kara ile Destek Hizmetleri Başkanı Yüksel Korkut’un, kamuoyuna yansıyan bu kadar ciddi iddia karşısında sessiz kalması tepkileri büyütüyor.

Hasta beyanları, şikâyet dosyaları, medikal ürün satışları, poliklinik odalarında bulunduğu öne sürülen firma temsilcileri, ameliyat malzemelerinin barkodları ve SGK kayıtlarıyla ilgili iddialar ortadayken neden kapsamlı bir inceleme başlatılmıyor?

Bazı doktorların korunduğu, şikâyetlerin işleme alınmadığı ve dosyaların sümen altı edildiği iddiaları doğru mudur? İl Sağlık Müdürlüğü bu isimler hakkında bugüne kadar herhangi bir soruşturma başlatmış mıdır? Başlatıldıysa sonucu ne olmuştur?

SAĞLIK BAKANLIĞI VE SGK’YA AÇIK ÇAĞRI

Sağlık Bakanlığını, SGK’yı ve ilgili bütün denetim birimlerini Karabük’teki bu ağır iddiaları araştırmaya çağırıyoruz.

Medikal ürün faturaları, Ürün Takip Sistemi kayıtları, doktorların hasta yönlendirmeleri, satış ajandaları, ameliyat dosyalarındaki ürün barkodları, kamu istek formları, hastane bilgi sistemi işlem tarihleri, SGK’ya gönderilen faturalar, şikâyet dosyaları ve açıldığı belirtilen soruşturmalara ait kayıtlar incelenmelidir.

Karabük halkı artık açık ve net bir cevap bekliyor:

Ortada yalnızca ihmal ve yönetim zafiyeti mi bulunmaktadır, yoksa hastaların sağlık sorunları üzerinden kurulduğu iddia edilen organize bir maddi çıkar düzeni mi vardır?

Haberimizde yer alan bütün iddialar hasta, hasta yakını, tanık, çalışan ve sosyal medya kullanıcılarının beyanlarına dayanmaktadır. İddialar hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamaktadır. Adı geçen kişi ve kurumların cevap, açıklama ve düzeltme hakkı sonuna kadar açıktır. Tarafımıza ulaştırılacak açıklamalar, gazetecilik ilkeleri doğrultusunda kamuoyuyla eksiksiz olarak paylaşılacaktır.