Karabük çekirge yoğunluğu son günlerde özellikle Safranbolu ve Eskipazar çevresinde vatandaşların en çok konuştuğu konular arasına girdi.
Karabük’te vatandaşlar soruyor: Bu sadece bir tesadüf mü, yoksa bir işaret mi?
Karabük’te son günlerde özellikle Safranbolu, Eskipazar ve çevresinde görülen çekirge yoğunluğu dikkat çekerken, kamuoyunda yıllardır anlatılan Sığırcık Suyu yeniden gündemin en çok konuşulan konularından biri haline geldi.
Eskipazar ilçesine bağlı Sadeyaka Köyü’nde bulunan ve halk arasında “Çekirge Suyu” olarak bilinen tarihi Sığırcık Suyu, Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan anlatılarda çekirge istilalarıyla birlikte anılan önemli bir kültürel miras olarak biliniyor.
Son yıllarda iş insanı Bayram Demir tarafından bölgede restorasyon çalışması yaptırılarak tarihi alan yeniden düzenlendi. Ancak restorasyonun ardından, yıllardır aktığı ifade edilen Sığırcık Suyu’nun kaynağının kaybolduğu ve suyun artık akmadığı yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Aradan çok geçmeden Karabük’ün farklı bölgelerinde çekirge yoğunluğunun artması ise özellikle sosyal medyada ve vatandaşlar arasında farklı yorumlara neden oldu.
“Bu Bir İşaret mi?” Tartışması
Sosyal medya paylaşımlarında ve vatandaşların kendi aralarındaki sohbetlerde sıkça şu soru dile getiriliyor:
“Yüzyıllardır çekirgelerle mücadele ettiği anlatılan Sığırcık Suyu sustuktan sonra Karabük’te çekirgelerin çoğalması sadece bir tesadüf mü?”
Bazı vatandaşlar bunu manevi bir uyarı ya da sembolik bir işaret olarak yorumlarken, bazıları ise tarihi su kaynağının neden kuruduğunun mutlaka bilimsel yöntemlerle araştırılması gerektiğini savunuyor.
Osmanlı Belgelerinde Adı Geçiyor
Çeşitli akademik araştırmalarda yer verilen Osmanlı kayıtlarına göre, geçmişte yaşanan büyük çekirge felaketlerinde farklı şehirlerden Sığırcık Suyu talep edildiğine ilişkin bilgiler bulunuyor.
Halk arasında anlatılan rivayetlerde ise Şeyh Ali Semerkandî Hazretleri‘nin duasıyla ortaya çıktığına inanılan bu suyun götürüldüğü bölgelerde sığırcık kuşlarının çekirgeleri ve zararlı haşereleri ortadan kaldırdığı ifade ediliyor.
Bu anlatılar, yüzyıllardır bölgenin kültürel hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Bilimsel Bir Bağ Bulunmuyor
Öte yandan, Sığırcık Suyu’nun restorasyon sonrasında akmaması ile Karabük’te görülen çekirge yoğunluğu arasında bilimsel olarak kanıtlanmış herhangi bir neden-sonuç ilişkisi bulunmuyor.
Ancak vatandaşların dikkat çektiği asıl konu, tarihi ve manevi değeri yüksek bu su kaynağının neden artık akmadığının açıklığa kavuşturulması.
Uzmanlar, kaynağın durumunun jeolojik, hidrojeolojik ve teknik incelemelerle araştırılmasının hem tarihi mirasın korunması hem de kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi açısından önemli olacağını belirtiyor.
Gözler Yetkililerde
Karabük’te çekirge yoğunluğunun konuşulduğu bugünlerde birçok vatandaş, tarihi Sığırcık Suyu’nun neden kuruduğunun araştırılmasını, su kaynağının yeniden ortaya çıkarılmasını ve bu önemli kültürel mirasın korunmasını istiyor.
Tesadüf mü, doğal bir süreç mi, yoksa sadece zamanlamanın dikkat çekici bir çakışması mı?
Bu soruların cevabını ancak yapılacak bilimsel çalışmalar verecek.
Ancak kesin olan bir gerçek var:
Karabük’te çekirgeler yeniden gündemde, Sığırcık Suyu ise yıllar sonra yeniden konuşuluyor.

