Kazım Yılmaz
Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yenilendiği yönünde “müjdeli” bir haberle karşılaştım. Detaylarına baktım: Tuvaletler elden geçirilmiş, aynalar, bataryalar, musluklar, kapılar yenilenmiş. Altına da yorumlar dizilmiş: “Çiçekler konmuş, havası değişmiş, çok güzel olmuş…”
Elbette temizlik, düzen, estetik önemlidir; buna kimsenin itirazı yok. Ancak sormak zorundayız: Karabük’ün yıllardır kangren olan sağlık sorunları gerçekten aynanın parlamasıyla mı çözülecek? Asıl mesele; vatandaşın aylar sonrasına randevu bulamaması, doktor eksikleri, hayati branşlardaki yetersizlikler değil mi?
Batı Karadeniz Bölge Hastanesi’ni yıllar önce Zonguldak’a kaptırdık. O günden bu yana Karabük’te sağlık sorunları düşmedi, arttı. Bunu biz yazıyoruz, vatandaş her platformda söylüyor. Görüntüleme cihazlarına aylar sonrasına randevu verildiğini, kardiyoloji ve göz gibi kritik branşlarda ciddi açıklar olduğunu herkes biliyor. Kanser hastalarının kaderini doğrudan etkileyen PET cihazı hâlâ Karabük’e kazandırılamadı. Üstelik aylardır “geliyor” denmesine rağmen.
Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi yapılırken verilen sözler büyük, beklenti yüksekti: “Batı Karadeniz’in en kapsamlı araştırma hastanesi olacak, bölgeye hizmet verecek” denildi. Geldiğimiz noktada ne yazık ki bölgeye hizmet etmeyi bırakın, Karabüklü’ye dahi yetemeyen bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu sözleri bağırarak söyleyen gazeteciler var; bunu her fırsatta dile getiren vatandaş var. Ama somut ve kalıcı adımlar yok.
Her tayin döneminde atamalar “müjde” başlığıyla duyuruluyor. Peki sonra ne oluyor? Gelen hekimlerin önemli bir kısmı kısa sürede başka illere tayin alıp gidiyor. Sorun yalnızca istihdam değil; sürdürülebilirlik. Karabük’ü cazip kılacak, hekimi tutacak, hizmeti aksatmayacak bir planlama yapılmıyor.
Özel hastanemiz var; ancak o da artık yükü kaldıramaz hâle geldi. Çünkü kamu hastanesinde sıra bulamayan herkesin ilk durağı özel sektör oldu. Bu da özel hastanenin kapasitesini aştı. Sonuç: Vatandaş iki tarafa da sıkıştı.
Artık şu gerçeği kabul edelim: Sorun pansumanla çözülmüyor. Aynayı parlatmakla yüz düzelmiyor. Karabük’ün sağlık fotoğrafı net; mesele makyaj değil, tedavi.
Burada yapılması gereken belli: Hükümetinden muhalefetine, milletvekillerinden yerel yöneticilere; iş dünyasından sivil topluma kadar herkesin aynı masa etrafında toplanması. Günlük polemikler, kısa vadeli algı haberleri değil; gerçekçi bir yol haritası gerekiyor. Yeni yatırımlar, kalıcı hekim kadroları, eksik branşlar için özel teşvikler, cihaz yatırımları ve gerekirse ek bir devlet hastanesi planı acil gündem olmalı.
Karabük, Batı Karadeniz’in göbeğinde, “Kuzey’in Yıldızı” denilen bir şehir. Bu iddiayı taşıyorsak, sağlıkta bu tabloyu kabul edemeyiz. Vatandaşın onurunu da, sağlığını da aynaya sığdırmayın. Ayna parlasın ama asıl sağlık sistemi ayağa kalksın.

