Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

HANİ MARZİNC KARABÜK’E EKMEK VERİYORDU?

İŞÇİ KIYIMLARI VE YILLARA YAYILAN KİRLİ DOSYA YENİDEN GÜNDEMDE Karabük


İŞÇİ KIYIMLARI VE YILLARA YAYILAN KİRLİ DOSYA YENİDEN GÜNDEMDE

Karabük Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve yıllarca “istihdam”, “yatırım”, “büyük nimet” gibi söylemlerle savunulan Marzinc, şimdi Karabüklü işçileri bir bir işten çıkarmaya başladı.

Hiçbir şehirde kabul görmeyen, Karabük’e ise adeta “lütufmuş gibi” sunulan tesisin, binlerce kişiye ekmek kapısı olacağı iddia edilmişti. Bugün gelinen noktada ise işçilerin neden işten çıkarıldığına dair net bir açıklama yok. Onlarca ailenin geçim kaynağı tehlikede.

Peki Marzinc’in Karabük’e yüklediği bedel sadece işsizlik mi? Yıllara yayılan çevre, sağlık ve iş güvenliği skandalları çok daha karanlık bir tabloyu gözler önüne seriyor.

130 İşçinin Zehirlendiği Skandal Unutulmadı

Marzinc’in Karabük’teki geçmişi incelendiğinde, sadece bugün yaşanan işçi kıyımı değil, daha önce meydana gelen büyük bir zehirlenme vakası da dikkat çekiyor.

Yıllar önce tesiste çalışan 130 işçi, zehirlenme belirtileriyle hastanelere başvurmuş; yapılan testlerde işçilerin bir kısmında başta kurşun olmak üzere ağır metal maruziyeti tespit edilmişti. Bu olay sebebiyle tesisin faaliyeti geçici süre durdurulmuştu.

Baş dönmesi, halsizlik, kusma gibi belirtiler yaşayan işçilerin kan değerlerinde yüksek oranda ağır metal bulunması, o dönem Türkiye gündemine oturmuştu.

Bugün işten çıkarılan çalışanlar, sadece işsiz bırakılmakla kalmıyor; yılların birikmiş etkilerinin sağlıklarına nasıl bir bedel çıkaracağını da bilmiyor.

ÇED Süreçleri, Protestolar ve Halkın Yıllardır Süren Direnişi

Tesis daha kurulmaya başlandığı ilk günden bu yana sadece işçilerle değil, Karabük halkıyla da karşı karşıya geldi.

2012’den itibaren bölge halkı, çevre platformları ve sivil oluşumlar, ağır metal ve hava kirliliği risklerine dikkat çekerek tesise karşı durdu.

Yıllar sonra Marzinc, kapasite artışı için yeniden ÇED sürecine başvurdu ancak 25 Temmuz 2019’da yapılmak istenen Halkın Katılımı Toplantısı, yoğun protestolar nedeniyle yapılamadı. Tutulan resmi tutanaklar doğrultusunda toplantı iptal edildi ve süreç sonlandırıldı.

Bir yanda “istihdam” söylemi pompalanırken, diğer yanda Karabük halkı yıllardır sesini yükselterek bu tesisin genişlemesine karşı çıkıyor.

Tehlikeli Atıklar ve Çevre Kirliliği Tartışmaları

Marzinc’in tehlikeli atıklarının uzun süre kontrolsüz alanlarda depolandığı, bölgeden başka illere yapılan sevkiyatlarda cezai işlemler uygulandığı yönündeki bilgiler çeşitli dönemlerde gündeme geldi.

Karabük’ün havasının zaman zaman “dayanılmaz seviyeye” ulaştığı dönemlerde yapılan değerlendirmelerde, Marzinc’in çevresel yükümlülükleri yerine getirmediği; bacalarından çıkan emisyonların ağır metalleri havaya karıştırdığı ifade edildi.

Resmî çevre raporlarında, tesisin çok sayıda baca ve yüksek emisyon riski taşıdığı, sürekli izlenmesi gerektiği belirtiliyor.

Kısacası, Marzinc uzun yıllardır sadece “geri dönüşüm tesisi” değil, Karabük’ün çevresel risk haritasında baş aktörlerden biri olarak yer alıyor.

2024 Radyasyon İddiaları: NDK Araştırma Başlattı

2024 yılında Marzinc ile ilgili ortaya çıkan yeni bir iddia, kamuoyunu yeniden ayağa kaldırdı.

Karabük’teki çinko oksit üretim bandının bazı noktalarında yüksek radyasyon tespit edildiği öne sürüldü. İddiaların ardından Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) sahaya inerek ölçümler yaptı ve belirli noktalarda yüksek değerler tespit edildiğini duyurdu.

Radyasyon tartışmaları, ağır metal vakaları ve tehlikeli atık skandallarıyla birleşince, Karabük’te çevre ve halk sağlığı denildiğinde akla ilk gelen tesis yine Marzinc oldu.

Hava Kirliliği, Erken Ölümler ve Sanayinin Bedeli

Karabük’te hava kirliliği uzun yıllardır kent sakinlerini en çok endişelendiren başlıkların başında geliyor. Halk sağlığı alanındaki veriler, Karabük gibi ağır sanayinin yoğun olduğu bölgelerde hava kirliliğine bağlı ölümlerin Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğuna işaret ediyor.

Bazı yerel analizlerde, Karabük’te her yıl yüzlerce kişinin hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybettiği belirtiliyor. Bu tablo, çevresel yükümlülüklerini yerine getirmeyen sanayi tesislerinin kent sağlığına ne kadar büyük bedeller ödettiğini gözler önüne seriyor.

Marzinc, bu tabloda yıllardır tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor.

Bugün ise İşçi Kıyımı: Karabük’e Kalan Ne?

Geriye dönüp bakıldığında ortaya çıkan tablo oldukça net:

  • 130 işçinin ağır metallere maruz kaldığı büyük zehirlenme vakası,
  • Tehlikeli atık depolama skandalları,
  • Halk protestolarıyla durdurulan kapasite artışı girişimleri,
  • Radyasyon iddiaları ve resmi incelemeler,
  • Hava kirliliğine bağlı sağlık risklerinin yıllar içinde artması…

Ve bugün:
Marzinc, Karabüklü işçileri bir bir işten çıkarıyor.

İşten çıkarmaların nedeni açıklanmıyor. Aileler belirsizlik içinde. Bir zamanlar “Karabük’e ekmek kapısı” diye savunulan tesis, bugün Karabük halkının omuzlarına yük olmaya devam ediyor.

Karabük Doğru Haber Soruyor:

“Hani Marzinc Karabük’e istihdam sağlayacaktı?
Hani bu tesis ‘büyük yatırım’ diye pazarlanıyordu?
Eğer geriye kalan; zehirlenen işçiler, kirlenen hava, tehlikeli atıklar ve şimdi de işçi kıyımıysa, Karabük bu bedeli neden ödüyor?”

Marzinc yönetiminin de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da, Çalışma Bakanlığı’nın da ve Karabük’ün seçilmişlerinin de bu sorulara açık, net ve tatmin edici cevap vermesi gerekiyor.

Çünkü mesele artık sadece bir fabrikanın ekonomisi değil…
Karabük’ün sağlığı, geleceği ve onurudur.