Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Büyükşehirler Büyüyor, Kırsal Boşalıyor

Türkiye’nin toplam nüfusu 2025 yılının ilk altı ayında 159 bin

Türkiye’nin toplam nüfusu 2025 yılının ilk altı ayında 159 bin 910 kişi artarak 85 milyon 824 bin 854’e yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bu artış, son yılların en istikrarlı ancak sınırlı artışlarından biri olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, doğurganlık oranlarındaki düşüş ve göç dengelerinin Türkiye’nin demografik yapısını yeniden şekillendirdiğini belirtiyor.

Yılın İlk Yarısında Dengeli Artış

2025 Ocak ayında 85 milyon 664 bin 944 olan Türkiye nüfusu, Haziran ayı sonu itibarıyla 159 bin 910 kişi artarak 85 milyon 824 bin 854’e ulaştı. Bu artış, Türkiye’nin nüfusunun halen büyümekte olduğunu gösterse de artış hızının geçmiş yıllara kıyasla yavaşladığı gözlemleniyor. TÜİK’in yıllık nüfus artış verileriyle karşılaştırıldığında, 2024’ün aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 8 daha düşük bir artış oranı dikkat çekiyor.

Göç ve Doğurganlık Oranı Belirleyici Oldu

Uzmanlara göre 2025’in ilk yarısında yaşanan artışın büyük bölümü göç hareketlerinden kaynaklandı. Özellikle iç göç ve kontrollü uluslararası göç, nüfus artışının temel dinamikleri arasında yer aldı. Son dönemde yabancı öğrenci, çalışma izniyle gelen göçmen ve sığınmacı hareketlerinde kademeli artışlar yaşandı.

Buna karşın doğurganlık oranlarında ise son yıllarda belirgin bir düşüş yaşanıyor. TÜİK’in son verilerine göre, 2024 yılında Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 1.51’e kadar geriledi. Bu oran, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2.10’un oldukça altında bulunuyor. Bu durum, uzun vadede Türkiye’nin nüfus artış hızının yavaşlamasına hatta durağanlaşmasına neden olabileceği yönünde yorumlanıyor.

Büyükşehirler Büyüyor, Kırsal Boşalıyor

Nüfus artışı en çok büyükşehirlerde ve metropol bölgelerde hissedilirken, kırsal alanlardaki nüfus ya sabit kaldı ya da azaldı. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya gibi şehirler, hem iç göç hem de doğum oranları nedeniyle nüfus artışının odak noktası oldu.

Buna karşın Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bazı illerde nüfus düşüşü devam etti. Uzmanlar, genç nüfusun eğitim ve iş olanakları nedeniyle büyükşehirlere göç etmesinin bu eğilimde belirleyici olduğunu vurguluyor.

Uzmanlardan Uyarı: “Demografik Dönüşüm Yönetilmeli”

Demografi uzmanı Prof. Dr. Ayşe Karahan, Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıl içinde nüfus artışı değil, nüfusun yapısı ile mücadele edeceğini söylüyor. Karahan’a göre, yaşlanan nüfus, genç iş gücü azalışı, kentleşme baskısı ve eğitimli nüfusun yurtdışına göçü gibi faktörler, demografik politikaların acilen revize edilmesini gerektiriyor.

“Artık sadece kaç kişi olduğumuz değil, bu kişilerin nerede yaşadığı, ne kadar eğitimli olduğu ve üretime nasıl katıldığı daha önemli bir hale geldi. Türkiye’nin genç nüfus avantajı giderek kayboluyor.”

Gelecek Tahminleri Ne Diyor?

TÜİK ve Birleşmiş Milletler’in projeksiyonlarına göre Türkiye nüfusu 2030’ların başında 90 milyona yaklaşacak ancak bu tarihten sonra artış ivmesini kaybederek durağanlaşacak. Bazı senaryolara göre 2040’tan itibaren nüfus azalmaya bile başlayabilir.

Bu nedenle demografi uzmanları, Türkiye’nin uzun vadeli nüfus planlamasına geçmesi gerektiğini, aile politikaları, göç yönetimi, kentleşme stratejileri ve yaşlı bakım altyapısı gibi konuların acil gündeme alınması gerektiğini vurguluyor.

Reklamı Geç