İftiralara Karşı Hodri Meydan!
Yazan: Kazım Yılmaz
Yıllardır bu camianın içerisindeyim. Ne mücadelelerden geçtik, ne fedakârlıklar yaptık. Bu yolun her taşını ezbere bilirim. Ama geldiğimiz noktada gördüm ki; bazı insanlar koltuktan güç alınca, ne dava kalıyor ne de ahlak…
Bugüne kadar nice iftiraya, haksızlığa maruz kaldım. Alışığız bir noktada. Ama artık öyle bir noktaya geldik ki, şahsımı karalamak için uydurulan hikâyelerin ardı arkası kesilmiyor. Herkes kendi işini, bulunduğu ilin ya da ilçenin sorunlarını konuşması gerekirken, bazıları toplantılarını benim üzerimden gündem yapmaya çalışıyor.
Efendim neymiş, ben eşimle boşanırken başka bir kadınla birlikteymişim… Neymiş, zengin kadınların peşindeymişim; birlikte olup paralarını alıp sonra da kapıyı gösteriyormuşum. Neymiş, sosyal medyadan bazı partili kadınlara mesajlar atıyormuşum, paylaşımlarını beğeniyormuşum da bu bir “taciz”miş…
Açıkça söylüyorum: Bu dedikoduları yayanlar bir partinin ilçe başkanı ve onun yanındaki birkaç kişi.
Varsa bir mesajım, bir yazışmam… Varsa bir rahatsızlık… Buyurun, bu yazının altına koyun. Hangi kadına ne yazmışım, kimi rahatsız etmişim, kimin parasını yemişim? Hodri meydan!
Ve işin vahim tarafı, söylenenler bununla da sınırlı değil. Yine aynı ilçe başkanı ve ekibinden bazı kişiler, parti binasında ellerinde tomarla para sayıp, “Bu parayı Kazım Yılmaz’a verelim, yoksa bu bizi rezil eder, başka türlü susturamayız, yanımıza çekmemiz lazım” demiş. Hatta iddiaya göre “Buna bir bayan arkadaş ayarlayalım, bize ondan bilgi getirsin” gibi seviyesiz, hadsiz ve tamamen aşağılık planlara varan konuşmalar da yapılmış.
Buradan net bir çağrı yapıyorum: Benimle ilgili tek bir ispatınız varsa, buyurun ortaya koyun. Ama yok, sadece dedikoduysa, sadece itibar suikastıysa, ben de buradayım! Sözüm söz: ne eğilirim, ne susarım, ne de bu kirli oyunlara alet olurum.
Ben bugüne kadar hep dik durdum. Mücadelemi de alnım ak, başım dik verdim. Bundan sonra da bu tür çamurlara, bu ucuz iftiralara boyun eğmem. Benim özel hayatımı dillerine dolayarak prim yapmaya çalışanlara tek bir sözüm var:
“İftira atan değil, ispat edemeyen utansın!”
Bu dava kimsenin kişisel ikbali, çıkarı için çamura çekilemez. Koltuklar geçicidir, ama insanın onuru, haysiyeti kalıcıdır. Benimkini çiğnetmeye niyetim yok