Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ADLİ VAKA, SESSİZLİK VE KULİSLERDE KONUŞULAN SORULAR

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık hakkında geçmiş dönemde

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık hakkında geçmiş dönemde kamuoyuna yansıyan haberler, liyakat tartışmaları ve tepki çeken atamalar hâlâ açıklığa kavuşturulmamışken, rektörün eşinin darp edildiği iddiasıyla hastaneye başvurması ve olayın “adli vaka” olarak kayıtlara geçmesi, Karabük gündemini derinden sarstı.

Bu gelişmenin ardından kamuoyunda yalnızca resmi kayıtlar değil, kulislere yansıyan ciddi iddialar ve sorular da yüksek sesle konuşulmaya başlandı.

Özellikle şu sorular Karabük’te artık fısıltı olmaktan çıkmış, açıkça sorulur hale gelmiştir:

Rektörün bir süredir üniversiteye ait uygulama otelinde konaklamasının sebebi nedir?
Bu durum, rektör hakkında geçmişte çıkan haberlerin aile içerisinde sorgulanmaya başlanmasıyla mı ilgilidir?
Aile içerisinde konuşulan ve ev halkının da öğrendiği bazı konuların gün yüzüne çıkması bu süreci mi tetiklemiştir?

Yine kamuoyunda, rektörlük makamına tahsisli resmi araçla İstanbul’da yaşandığı öne sürülen bir olayın gerçek olup olmadığı sorusu gündemdedir. Bu iddiaların bugüne kadar ne doğrulandığı ne de yalanlandığı görülmektedir.

Bununla birlikte, rektörün görevinde bulunan ve kamuoyunda “koruma polisi” olarak bilinen bir görevlinin, rektörün bazı taleplerine karşı “ben bu istekleri karşılayacak biri değilim” diyerek karşı durduğu ve bildiklerinin olduğu yönündeki iddialar da kulislerde konuşulmaktadır. Bu bilgilerin üçüncü kişiler aracılığıyla rektörün eşinin kulağına gitmiş olabileceği iddiaları da kamuoyunda tartışılmaktadır.

Bir diğer dikkat çeken iddia ise, rektörün eşinin bazı gerçekleri rektörün telefonunda gördüğü veya öğrendiği, bu nedenle bir yüzleşme yaşandığı yönündedir.

Altını net biçimde çiziyoruz:
Bu ifadeler iddia ve kamuoyundaki sorulardır.
Hiçbiri bu aşamada doğrulanmış bilgi değildir ve suç isnadı anlamı taşımaz.

Ancak şu gerçek de göz ardı edilemez:
Ortada adli vaka olarak kayıtlara geçmiş bir hastane başvurusu vardır ve buna rağmen tek bir resmi açıklama yapılmamıştır.

Bu sessizlik;
– Siyasetin,
– Milletvekillerinin,
– Ve bazı yerel basın organlarının da konuya bilinçli biçimde uzak durmasıyla daha da dikkat çekici hale gelmiştir.

Bugün Karabük’te bu dosyanın peşini bırakmayan yalnızca 3–4 basın organı bulunmaktadır. Geri kalanların suskunluğu ise kamuoyunda “neden?” sorusunu büyütmektedir.

Bir üniversite rektörünün görevi;
iddialar karşısında susmak,
soruları yok saymak
ya da algı yönetimi yapmak değildir.

Hele ki konu adli kayda geçmiş bir olay ise, şeffaflık bir tercih değil, zorunluluktur.

Karabük Doğru Haber olarak tekrar soruyoruz:
Bu sorular neden cevapsız bırakılıyor?
Neden Karabük kamuoyu bilgilendirilmiyor?
Neden siyaset ve bazı medya organları bu dosyaya dokunmuyor?

Sessizlik büyüdükçe sorular da büyüyor.
Gazeteciliğin görevi ise bu soruları sormaktan vazgeçmemektir.

Karabük Doğru Haber olarak sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.