Ne Dediysek O
Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım yazıda bazı önemli noktalara dikkat çekmiş, özellikle yargının işleyişiyle ilgili gözlemlerimi paylaşmıştım. Şimdi ise gelişmeler, kamuoyunun vicdanını bir nebze olsun rahatlatacak yönde ilerliyor.
Rüşvet skandalına adı karışan Sermin Ö., savcılık tarafından ifadeye çağrıldı. Yaklaşık üç saat süren bir sorgunun ardından, telefonuna el konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak bu gelişme yalnızca yüzeydeki buzdağının görünen kısmı. Soruşturmanın genişletileceği, yeni isimlerin dosyaya dahil edileceği konuşuluyor. Sermin Ö. ile bağlantısı olan pek çok kişi şimdiden diken üstünde.
Adaletin terazisi ağır işler, ama doğru tartar. Bu sürecin sonunda hakikatin ortaya çıkacağına olan inancımızı koruyoruz.
Kırmadan, Eğmeden Ama Doğrudan
Bizler gazetecilik yaparken; Karabük’e, bu şehrin insanlarına ve kurumlarına karşı saygımızı asla yitirmedik. Dobra dobra yazdık, dobra dobra konuştuk. Ama kimseye hakaret etmeden, kimseyi aşağılamadan…
Bu ülkenin Cumhurbaşkanına da, bu şehrin onuruna da dil uzatmadık. “Karabük üstü açık kerhane” demedik. “Biz en büyük AK Partiliyiz” diye bağırmadık. Kimseyi ekranlarımıza çıkması için zorlamadık. Nazik davetimizi ilettik, gelmek isteyen geldi.
Ancak ne yazık ki; “Sen bizim çocuksun, sana gelmeyeceğiz de kime geleceğiz?” diyenler, bugün Karabük’e hakaret edenlerin peşinden gitmeyi tercih ediyor.
Seçimden seçime kapımızı çalanlar var. Oysa biz burada her gün işimizi yapıyor, bu şehre ve kamuoyuna karşı sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz. Bize kimsenin lütfu gerekmez. Bu işletme sizinle değil, ilkemizle, emeğimizle, kalemimizle yürüyor.
Sitem Değil, Not Düşüşü
Bu yazıyı kaleme alırken içimde bir burukluk olduğunu belirtmeliyim. Çünkü söylenenlerle yapılanların birbirinden ne kadar uzak olduğunu görmek can yakıyor.
Biz kimsenin şakşakçısı değiliz. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyoruz. Siz başarılı bir adım attığınızda bunu kamuoyuna duyururuz, hata yaptığınızda da bunun hesabını yine kamuoyu önünde sorarız.
Biz 5 yılda bir hatırlanacak insanlar değiliz. Kalemimizin mürekkebiyle ekmeğini kazanan, işine saygı duyan insanlarız.
Lütfen artık dostane yaklaşan insanların gururu ve onuruyla oynamayın. Bu şehir, samimi olana kıymet vermeyi öğrenmek zorunda.
Unutmayın:
Bizim kimseye ihtiyacımız yok. Ama bu şehirde herkesin samimiyete ve dürüstlüğe ihtiyacı var.